21 Şubat 2017 Salı

Önce bir 'merhaba'

Bir merhaba demeden ne kadar süreceğini bilmediğim yayın hayatıma başlamamı bekleyemezsiniz. İçten bir kucaklaşma, sevgi gösterisi vs. zamazingolarını atlayarak size bu siteyi neden açtığımı ve asıl önemli soru; size ne anlatacağımı açıklayacağım.

Hazır mıyız? (Çünkü bu klavyenin başında çok merak uyandıran ve takip edilen biri var ki bu soruyu soruyorum!) Tabii ki ironiydi. :)

Şimdi asıl mevzuya gelmeden önce az da olsa kendimden bahsetmem lazım ki konuya hakim olabilesiniz.
Efenim, itiraf ediyorum; çok da ismi dağlar taşlar olmayan ama kötü de sayılmayacak bir üniversiteden mezun olalı 3 sene olacak. İletişim fakültesi öğrencisiyken dahi ulusal bir iki gazetede staj imkanı bulmuş idim- kapağı oralara atamadım orası ayrı- ve ayrıca mezun olduktan sonra da o deneyimleri staj değil de bildiğiniz sigortalı, maaşlı deneyim olarak gösteriyorum. Aramızda kalsın. (Kalmadı) (İnternete yazmışsın aramızda kalsını mı kaldı?) diye sorarlar adama! E haklısınız.

Neyse zevzekliği bırakıyorum. Yazdığım iki satırdan da belki sezmişsinizdir. Sizlere çoğunlukla işsizlik dönemlerimi, iş görüşmesi maceralarımı ve kuyu kazmalı, mobingli, yer yer keyifli, kısalı uzunlu iş deneyimlerimi anlatacağım.
Baktım olacak gibi değil, iş bulamıyorum. Ben de burada dert yanacağım. Umarım hazırsınızdır. Hazır olsanız iyi olur.


Sonuç: Kimse siteyi okumamış. Bir anonim blogcu şizofreniye bağlamış...
Ay umarım öyle olmaz. Çünkü olmasın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder