Tekrar merhaba,
Bir önceki postumda işsizlik serüvenime şimdilik ara verdiğimi belirtmiştim. Henüz 7 hafta kadar oluyor işe başlayalı. Lakin benim hissettiğim 15 yıl. Tamam biraz fazla abartmış olabilirim ama ne demek istediğimi bence anladınız. İş yerinizde huzurlu değilseniz ve yeni işinizden veya işinizin çeşitli koşullarından memnun olmazsanız o işte ömrünüzü çürütüyormuş gibi hissedersiniz. İşte benim yeni işim de öyle bir şey.
Gelelim ne işine başladığıma. Eğitim yayıncılığında editörlük yapıyorum. Yani okul derslerine yardımcı olacak olan soru bankası, yaprak test, föy, konu anlatımlı kitap gibi ürünlerin editörlüğünü yapıyorum. İş fazlasıyla stresli fakat beni rahatsız eden şey bu değil. Zaten stressiz iş varsa lütfen söyleyin, ben mi bilmiyorum acaba o işleri?
Daha işe başladığım ilk haftamdı, giydiğim etek yüzünden uyarı aldım ki bence aşırı saçma. Zaten mini bir etek falan değildi ki öyle olsa bile 'herkesin hayatına kimse karışamaz' öyle değil mi?
Ama bunun öncesinde daha da rahatsız edici bir şey söyleyeceğim. Öyle bir iş yeri düşünün ki sabah 5 dakika geç kalmanızı akşam çıkışında telafi yaptırıyor. Çok dakikler anlayacağınız. Haliyle tuvalete gitmeniz bile göze gelebiliyor. Bu kadar dakik bir kurum geçen haftaya kadar editörlerine mesai ücreti yatırmıyordu. Burası da ayrı bir saçmalık. Dizgicilere mesai ücreti ödenirken editörlere ödenmemesi ayrı bir olay. Mesai saatlerin dışında fazla zaman harcayarak işine emek veriyorsan o mesai ücretin ödenmek zorundasın, nokta. Öyle bir atmosfer oluşturulmuş ki mola saatine 1 dakika kala yerinden kalkanı görmedim. Diyelim ki mola saatlerimizden biri 14.30. Kimse 14.29'da masasından kalkmıyor. Molada da saatin 14.40 olmasını beklemiyorsun 14.37'de ofise geri dönmek için ayaklanıyorsun. Anlayacağın molaya inmen ve dönmen de mola süren içerisinde.
Hiç abartmadan herkesin nasıl o ortama uyduğunu anlattım. Bir gün hepimize birden şöyle bir uyarı geldi: "Saat 18.00 olmadan bilgisayarını kapatan arkadaşlarımız var. Lütfen dakikalara dikkat edelim. Bir dakika size hiçbir şey kazandırmaz." E sana da bir şey kazandırmaz. Ki bence orada 1 dakika önce bilgisayarını kapatan falan da yoktu, gözdağı verildi: "Bu kadar dakik olmayın, çalışmaya devam edin..."
Bir de tuvalet mevzusu var ki evlere şenlik. Tam 4 kez tuvalet toplantısı yapılmış, ben sadece 2 tanesine denk geldim ve bence acınacak halde trajikomik bir hadise. 'Kurumsalız' diye gezinen bir kurumun tuvaletlerin temiz tutulup tutulmaması üzerine 4 oturum düzenleniyor ve tuvaleti pis tutanın kameralardan takibini yapıyorlarmış!!! Bu arada tuvaleti de temizleyen var mı emin değilim ama pek temiz olduğunu söyleyemicem. Tuvaleti kullanan çıkmadan önce komple oraları temizliyor.
Bir de 'x hanım, y bey' şeklinde hitap zorunluluğu var. Dizgiciler ve editörler olarak yaşlarımız 20-30 aralığında. Yani hemen hemen yaşıt sayılırız. Yazı işleri müdüresiyle konuşurken tabii ki 'hanım' hitabını sonuna eklersin ama çalışanların kendi aralarındaki konuşma şekline karışılmasının açıklaması şu: "Kurumsal değerler dahilinde 'hanım ve bey' hitabet şekline dikkat edilmeli." Kurumsallık sadece resmi hitap şeklini kullanarak oturtulabilseydi keşke.
Kurumsallığı 'hanım' ve 'bey' demekten ibaret sayan naçizane kurumumuz doktordan 5 günlük iznim olmasına rağmen kullandırtmadı. Yarım gün gönlünden koptuğu için izin verdi ve ertesi gün tekrar işbaşı yaptım. Neden? Çünkü kurumsallık!!! Bak yine ağzıma bir dolu küfür sıralanıyor lakin yazamıyorum. Bir de bu insanlar muhafazakar geçiniyorlar. Tuvalet oturumunu 'hepimiz inanan insanlarız' diye açan kurum hasta çalışanına doktor izni olmasına rağmen 'gelip, çalışmak zorundasın' diyor. O zaman 'muhafazakarız biz' diye dolanmayacaksın çünkü bu yaptığın ne İslam'a ne de insanlığa sığıyor!
Daha birçok şey daha yaşanırken, olanlara tek şaşıran benim sanırım çünkü iş yerindeki diğer çalışanlar hiçbir şeyi yadırgamıyor. 'Neden, Niçin?' diye sorduğumda ise: 'Sorgulamıyoruz. Ne denirse yapıyoruz' cevabını aldım. Bu çok korkunç. İnsansın sen ya düşünüp sorgulamak senin doğanda var.
Yukarıda onca yazdığımdan sonra iş yerimden hiç memnun olmadığımı belirtmeme gerek yok sanırım. İş bulana kadar dişime sıkacağım. Umarım ben istifamı basmadan başka bir iş bulabiliriz. Sizin iş yeriniz, üstleriniz ve çalışma arkadaşlarınız nasıl? Lütfen benimle paylaşın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere hoşça kalın :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder